MUHARREM AYI HAKİKAT DAMLASI
MEKARİMİ AHLAK: CÖMERT HUYLAR Hadis No : 1918 Ravi: Ebu Musa *Tanım:Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allahu Teala nazarında, bir kulun Allah tarafından yasaklanan kebirelerden sonra, beraberinde getirebileceği en büyük günahlardan biri, kişinin ödenecek karşılık bırakmadan üzerinde borç olduğu halde ölmesidir." Kaynak: Ebu Davud, Buyu 9, (3342) Hadis No : 1919 Ravi: Ebu Hüreyre *Tanım:Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kim, ödemek arzusu ile insanların malını alır ise, Allah (onun borcunu) ona bedel eda eder. Kim de telef etmek niyetiyle halkın malını alırsa Allah onu telef eder." Kaynak: Buhari, İstikraz 2 Hadis No : 1920 Ravi: İmran İbnu Huzeyfe *Tanım:Meymune (ra) fazlaca borca giriyordu. Ailesi bu meselede müdahale edip ayıpladılar. Şu cevabı verdi: Borcu bırakmayacağım. Ben dostum ve can yoldaşım aleyhissalatu vesselam'ı şöyle söylerken dinledim: "Bir borçla borçlanan bir kimsenin ödeme niyetinde olduğunu Allah bilince, onun borcunu Allah mutlaka dünyada iken öder." Kaynak: Nesai, Buyu 99, (7, 315); İbnu Mace, Sadakat 10, (2408) Hadis No : 1921 Ravi: Ebu Hüreyre *Tanım:Resulullah (sav) buyurdular ki: "Borcunu ödeyebilecek durumda olan zengin kimsenin ödemeyi geçiktirmesi zulümdür. Biriniz bir zengine havale olunursa (havaleyi kabul etsin)." Kaynak: Buhari, İstikraz 12, Havalat 1, 2; Müslim, Müsakat 33, (1664); Muvatta, Buyu 84, (2, 674); Ebu DAVUD Hadis No : 1922 Ravi: eş-Şerrid *Tanım:Resulullah (sav) buyurdular ki: "Zenginin borcunu savsaklaması, haysiyetinin ihlal edilmesini ve cezalandırılmasını helal kılar." İbnu'l-Mübarek der ki: "Irzını helal kılar", kendisine kaba davranılır demektir. "Cezalandırılması" da, hapsedilmesidir." Kaynak: Ebu Davud, Akdiye 29, (3628); Nesai, Buyu 100, (7, 316); İbnu Mace, Sadakat 18, (2427); Buhari, (bab Hadis No : 1923 Ravi: Aişe *Tanım:Resulullah (sav) kapıda yüksek sesle münakaşa edenlerin gürültülerini işitti. Bunlardan biri, diğerinden borç indirmesini taleb ediyor, bir hususta da merhametli olmasını istiyor. Öbürü de: "Vallahi yapmam!" diyordu. Resulullah (sav) yanlarına gitti ve: "Hanginiz, hayır yapmamak üzere Allah adına yemin etti?" dedi. Birisi: "Benim ey Allah'ın Resulü! (Borç indirimi ile, merhametli davranmadan) hangisini dilerse onun olsun (teklifini kabul ettim)" dedi. Kaynak: Buhari, Sulh 10; Müslim, Müsakat 19, (1557) Hadis No : 1924 Ravi: Ebu Hüreyre *Tanım:Resulullah (sav) buyurdular ki: "Sizden önce yaşayanlardan bir tüccar vardı. Halka borç verirdi. Borçluları arasında fakir görürse hizmetçilerine: "Onun borcundan vazgeçiverin, böylece Allah'ın da bizim günahlarımızdan vazgeçeceğini umarız" derdi. Allah da onun günahlarından vazgeçti." Kaynak: Buhari, Sulh 10; Müslim, Müsakat 19, (1557); Nesai, Buyu 104, (7, 318) Hadis No : 1925 Ravi: Ebu Hüreyre *Tanım:Diğer bir rivayette şöyle gelmiştir: "Resulullah (sav) buyurdular ki: "Bir adam hiç hayır amelde bulunmadı. Ancak halka borç verir ve borcunu toplayan elçisine: "Kolay ödeyecekten (zenginden) al, zor ödeyecekten (fakirden) alma, vazgeç. Ola ki Allah da bizim günahlarımızdan vazgeçer" derdi. Allahu Teala hazretleri bunun üzerine: "Haydi senin günahlarından vazgeçtim" buyurdu." Kaynak: Buhari, Buyu 18, Enbiya 50; Müslim, Müsakat 31, (1562); Nesai, Buyu 104, (7, 318) Hadis No : 1926 Ravi: Ebu Katade *Tanım:Anlattığına göre, Ebu Katade, bir boçlusunu (para taleb etmek üzere) aramıştı. O, kendisinden gizlendi. Bilahare adamı buldu.Ancak"Dardayım" dedi. Bunun üzerine: "Allah'a yemin eder misin?" diye sordu. Borçlu: "Vallahi" diye yemin etti. Ebu Katade: "Ben Resulullah (sav)'ın, "Kim Allah'ın kendisini kıyamet gününün sıkıntısından kurtarmasını isterse darda olana nefes aldırsın veya tamamen bağışlayıversin" dediğini işittim" dedi. Kaynak: Müslim, Kasame 32, (1563) Hadis No : 1927 Ravi: Ebu Hüreyre *Tanım:Resulullah (sav)'da bir adamın (parası ödenmemiş) bir devesi vardı. Borcunu istemeye geldi. Bu sırada kaba sözler sarfetti, hatta Ashabtan bazıları haddini bildirmek istedi. Ancak Resulullah (sav) buna meydan vermeyip: "Bırakın onu! Hak sahibinin konuşma hakkı vardır" buyurdu, sonra da: "Devesini verin!" diye emretti, (ilgililer) devesini aradılarsa da bulamadılar. Fakat onunkinden daha değerli bir deve buldular. Aleyhissaltu vesselam Efendimiz: "Bunu verin" dedi. Adam: "Bana borcunu tam ödedin, Allah da sana ödesin" dedi. Aleyhissalatu vesselam: "En hayırlınız, borcunu en iyi ödeyendir!" buyurdu. Kaynak: Buhari, İstikraz, 4, 6, 7, 13, Vekalet 5, 6, Hibe 23, 25; Müslim, Müsakat 118-122, (1600-1601); Hadis No : 1928 Ravi: Ebu Katade *Tanım:Resulullah (sav)'a namazını kıldırıvermesi için bir adamın cenazesi getirildi. Aleyhissalatu vesselam: "Onun üzerinde borç var, arkadaşınızın namazını siz kılın!" buyurdu. Ben: "(Borç) benim üzerime olsun, ey Allah'ın Resulü" dedim. "Sadakatle mi?" dedi. "Sadakatle!" dedim. Bunun üzerine cenazenin namazını kıldı." Kaynak: Tirmizi, Cenaiz 69, (1069); Nesai, Cenaiz

ANASAYFA

Kaç günlerdir neredeyse her gün bir annenin açtığı evlat bayrağı kasırgaların çaldığı ıslık misali kulaklarda çınlarken dağları kökünden sallamaya başladı ,ne zaman anlaşılacak veya ne zaman doğru kabul edilecek bu evlatların ocaklara düşürdüğü ateş sizin hanenize düştüğü zaman mı anlıyacaksınız , sebebi ise herkezin etrafında yaşayan sözüm ona demokratik kimlik ile içimizdeki hdp sevenler onlara oy veren ve ittifak yapan elleri boyunları kopasıca vatan hainlerinden başkaları değildir .onlarki karektersiz, şahsiyetsiz bukelemun fıtratlı şerefsiz tayfalardır
.Hey hat Dinimiz ”” İSLAM”” sadece sözde dinimizi yaşamak mı haydi ya, pembe yalan , masal oldu şerefli mazimiz , imanın vecibelerini idrak ederek yaşamak ise koskoca yalan sen hala İman,mı diyorsun ! zurnanın son deliği zart dediği yerin tam üstündeyiz yana çekilin basmayın aman dikkat hey islam milleti, edebin ayaklar altında alınıp kafir ve münafıkların çaldığı melodiler ile dans ediyorsun onların belirlediği hareketleri yaparken memnunlarmı diyede gözlerine bakıyorsun yahu biz bu kadar şerefsiz ahlaksız terbiyesiz edepsiz ne zaman olduk ......DEVAMINI OKU..............
Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in sünneti olan hacamat, yüzyıllardır tatbik edilen ve sağlıklı neticeler doğuran maddi ve manevi bir tedavi yöntemidir…Büyü sihir gibi alemetlere maruz kalmış olanlar içinde çok faydalı olduğu bir çok Allah dostununun beyanıdır kanın kışın kalın olup havalar ısınmaya başladığı yani kanın incelmeye başladığı dönem hacamatın en şifalı zamanıdır tabiki bununda belirlenmiş günlerde yapılması, gereken hazırlıkları ve perhizleri vardır mümkünse musadesi olan destur ve el almış kişilere yada bu ilme vakıf tabibleri bulmak ve istişare etmek faydalıdır yoksa şifa cefa olur temizlik yani hijyen çok önemlidir genellikle belirtilen zaman kiraz zamanı olup hacamat yaptırdıktan sonra bol kiraz yemek kanı incelteceğinden vücudun içinden ihraç edilen pis kanın yerine vücutda daha temiz kan oluşacaktır vücudun azaları canlanmış ve kuvvet bulmuş daha düzenli vazifelerini ifa edecektir HACAMAT NEDİR?.................DEVAMINI OKU
Allah sevgiyi kalbinize sakladım der ve kabul edersin ,sorarım o zaman sevgisi böbreğinde midesinde veya apantisinde olan varmıdır apantisti ameliyat ile alınan sevgisizmi kalmıştır acaba , yoksa korkudan o an başka azasınamı saklanmıştır yada nefes almazsan yaşayamaz olduğun havanın içinde görmediğin ama muhtaç olduğun........DEVAMINI OKU.........
Ey hak bu insanlar ne kadar çok bilirler ve bildiğini zannederek ahkam keserler, bir hakikat aleni vuku bulduğunda o netice için çok emareler yaşanmış ve sonucunu netleşmiştir.Bazı hususlar da vardırki onun neticesini almak için çok gizli sırların keşfine malik olmak gerektirir basit mesele değildir varlığı görülür bilinir ama hakikat detayda saklıdır inanmak gerekir işte bu sebepten imanın şartı kayıtsız şartsız kabul etmektir ,eder yaşar itaat edersen imanının ödülünü muhakkak alırsın , şimdi bu zamanın çok bilmişleri ...DEVAMINI OKU...........
Bir dolaşma yapar mısınız Yatsı'da sonra? Ne için yaparsınız? Bunun üzerine, Peygamber (sav) buyurdu: "Gençleriniz, çocuklarınızı Akşam namazından sonra dışarı bırakmayın" diyor. "Ahbi suhum" Onları hapsediniz. Ne için? O zaman "Li ennu şeyatin yen teşirun badel ğalas" Ğalas nedir? Karanlık bastığı vaktında şeytanların intişar ettiği, dağıldığı zamandır. "Ahbi suhum şebba lekum" Gençlerinizi akşamdan sonra hapsediniz. Çünkü sokakta şeytanların dağıldığı vakittir. Zulmet iner, o zulmetin içerisinde gecenin ağırlığı sizi ezer.....DEVAMINI OKU...............
Karanlık, kendi içinde kendini saklayan muhafaza eden kendi aydınlığında kendisini yaşayan ama en küçük zerreye tahammülü olmayan bu durumla karşılaştığı anda kendini açık bir şekilde aşikare eden özelliğe sahiptir.Gecenin sonsuz karanlığı içinde bir yıldız tanesi olan ay dünyamıza yakınlığı sebebi ile sınırsız gökyüzü içinde nasıl gözümüze heybeti ile hitap ediyorsa ,Türkler bu karanlık dünya yaratılıp ismi ilk kez anıldığı an itibari ile insanlık tarihinde kurulmuş tüm devletlere ,uluslara ,imparotorluklara hükm etmiş tamgasını yeri gelmiş en soğuk demire dahi işlemiştir, ...DEVAMINI OKU................
TÜRK OLUNMAZ, TÜRK DOĞULUR….BİLİNE !!! duyan duymayana bildireki inkara sebep kalmaya….Ey dünya ehli Bu vatanın toprakları Yüce Allahın izni ve keremi ile Türk milletinin tapulu malıdır. Ecdadımız canını teslim edip azalarının her zerresini toprağa vakf ederek tapununun kağıdını naciz vücudundan, tapu evrak metnini şerefli kanıyla yazmıştır .Adınıda “””” TÜRKİYE “””” koymuştur ....DEVAMINI OKU..........
.Yazık gecen günlerden ibret alamayan ,yaşayıpta gören fakat evlatlarına anlatamıyanlara ,yani üç maymunu oynayan görmeyen ,duymayan ,konuşmayan zavallılar zümresi bu ülkede yaşanan ızdırap dolu günlerden sonra bu zamanda yaşanan bolluğun bereketin şükrünü eda edemeyenlere laf söyleyenlere kısaca nankör denir .70 - 80 li yıllarda sokağa çıkanın akşam evine ne şekilde geleceği belli olmazdı,ihtiyacın olan zaruri ihtiyaçlarını almak istediğinde paran dahi olsa alamaz saatlerce veya günlerce kuyrukta beklenilirdi ....DEVAMINI OKU.........
Allah'a şükür bereketli yağmur hem Recep ayı, hem nisan yağmuru bereketli olur diyor. Şifa var onda,bereket var. Bunu Allah'ın bir nimeti olarak Allah'a şükretmek lazım. Şimdi bu yağış oldu diye onun bir Allah'a şükretmek için dedik. Esas mesele insanlar şimdi,.....DEVAMINI OKU.........
Bir tabir vardır ağzı olan konuşuyor Suudi arabistan devleti içindeki acuze bir gazete Osmanlıya hakaret ederek necis kimlik sahibi olan deaş ile parelellik oturtmaya çalışıyor ilk önce bu devletden İslam ile alakalı 3 özelliğini al kalan ise çöldeki kum tanesi yani koskoca bir hiç ,........DEVAMINI OKU.........
Habis şeylerden sakının diyor Allah Azze ve Celle. Habis dediği temiz olmayan şey, kötü şey. Ne gibi bu şeyler varsa onlardan uzak durun diyor. Yediğiniz içtiğiniz şeylerde dikkat edin ki öyle temiz olmayan Seyleri yemeyin içmeyin....DEVAMINI OKU.................
OSMANLI TARİHİNİN HAKİKATLERİNİ SAMİMİ VE DOST ORTAMINDA İFADE EDEN SN PROF.DR. EBUBEKİR SOFUOĞLU ,ALMANYA ROYAL OTTOMAN SOCİETY, DEKİ KONFERANSINDA OSMANLI İLE İLGİLİ HAKİKATLERİN TARİHİN GEÇMİŞ RAFLARINDA TOZLANMIŞ VE ÖRÜMCEK KAFALARIN İÇİNDE AĞLARLA BEZENMİŞ VE YOK OLMUŞ OLAN FAKAT HAKİKİ SAF GERÇEK VUCUTDA BİR NEFESTE NASIL VÜCUT VE CAN BULABİLECEĞİNİ OSMANLI SEVENLERİNE DEĞERLİ MİSAFİRLERE TARİHİ BELGELERLE İFADE ETMİŞTİR, VE ECDADIN ŞEREF DOLU HAYATINDAKİ GERÇEKLERİNİ İSE BİZ EVLATLARI İÇİN NASIL BİR ÖVÜNÇ KAYNAĞI OLDUĞUNU HATIRLAMAMIZA VE SORGULAMIMIZA SEBEP OLAN BU KONFERANSDAN, YAŞANILAN ANILAR .İLE İLGİLİ ÖZEL KESİTLER.......DEVAMINA BAKINIZ..............
Beş tepe Millet Camii İmam Hatibi ve Dünya Kur'an okuma birincisi olan Sayın Ahmet AYBAR hocamız şehidlerimize Kur'an kıraat edip tilaveti ile misafirleri mest etmişler ...........DEVAMINI OKU........................
Osmanlılar, soyları bir bir geldiğinden beri Peygamber'in صلى الله عليه وسلم takipçilerinin yöneticileridir. Seyyidina Ebu Bekir, Ömer, Osman, Ali; hepsi, onlar da Sultan. Onlar gerçek Sultan, bu dünyanın Sultanı ve öbür dünyanın da. Sahabelere de Sultan diyoruz. Sultan kral anlamına gelir. Emirül Mü'minin tüm mü'minlerin ve başkalarının da Sultanı demek. Çünkü onlar bir yeri fethettikleri zaman insanlardan vergi vermelerini istediler. Eğer dinlerini değiştirmek istemiyorlarsa, eğer vergi verirlerse, Müslümandan fazla hakları var. ...DEVAMINI OKU.............
 1  ...


Cenab-ı Zülcelal Hazretleri 2019/2020 öğretim yılını devletimizin asil milletinin ilim tahsil edecek her evladına zihin açıklığıyla muvaffak olmayı nasip etsin inşallah.


Peygamber Efendimiz SAV. ilim Çin’de de olsa gidiniz, öğreniniz ve öğretiniz demiştir. İslam dini ilme çok değer vermiştir., çünkü Allah CC.’ün tüm isimleri bir ilimdir anlayana?
Anlayıpta anlatan Allah dostları Adem AS’dan günümüze kadar hep insanlara faydalı şeyleri öğretmek için yazmışlar, sözleriyle ifade etmişler, deneyler ile ispat etmişlerdir.
Allah CC. hazinesinden çıkartılıp bir zamanlar saltanat sürdüğü ve hükmettiği Allah'a ibadet edip secde yaptığı dünyaya posa gibi atılan şeytan sebep olarak gördüğü bütün Âdemoğullarını faydasız ilimle gözlerini boyayarak dünyayı güzel gösterip ölümün ve sonrasının hakikatten uzak tutmaya çalışmıştır. Maalesef bu yaşadığımız zamanda şeytanın ilmi Hakkın ilminden daha muteber tutulup insanlar hakikatten uzak gününü en güzel şekilde nefsanî olarak Allah'tan korkmadan, Peygamberden utanmadan, ecdadından büyüklerinden sıkılmadan çılgınca yaşamaktadırlar. Bu dünyaya bir daha mı geleceğiz canımızın istediğini yaparda yaşarız da derler.
 
Maalesef günümüz insanı şeytana ve nefsine köle olup hakikat köprüsünden geçip cehennemin koruna odun olmayı en muteber kimlik sayıyorlar. Tamam, bunu anladık be edepsiz hayâsız sen ne istiyorsan yap bari taze fidanları kırma çiçeklere basma başkalarının bahçelerinde özenle büyüttüklerini ve değerler bildiklerini yok edip öldürme, canlarını yakma sen ne halt ediyorsan et başta dediğimiz gibi okul dönemi başladı. Allah kötülere aman vermesin demek istiyorum şimdi mektep önlerinde esrar, eroin,  hap ve satıp zehir tacirliği yapanlarında dönemi başladı. Bahçelere girip güzel fidanlara zehir aşılayıp baharında çiçek açmadan soldurmak ve köklerine asit dökerek öldürmek isteyenler ki onlar dünyada nefis ve arzularına birkaç saat veya gün satın almak için maddi kuvvet elde etmek isterken şeytanın tayfası olan bu kişiler pisliklerini yapmaya başlayacaklar. Temennimiz Allah onlara fırsat vermesin demek ile maalesef yeterli olunmuyor. Başta mahalli idareciler,  vali, kaymakam, belediye başkanı, Milli Eğitim müdürü ve öğretmenler, sivil toplum kuruluşları, kolluk kuvvetleri, Emniyet müdürü, komiserler, polisler, Jandarma personeli ve devamlı kontroller ile okul denetlemeleri yapacak sağlık personeli, doktorlar, hemşireler ve uzmanlar o şeytanın askerleri bizim değerlerimize saldıracak ve yok edebilecek imkânları ellerinden alabilecek muhakkak kuvvetlerimiz vardır. Önemli olan inanmak ve mücadele edip sevdiklerimizle devamlı sıkı temas sağlayarak onların yaşama alanlarını yok etmektir.  Mümkünse kanuni yaptırımlar ile gerekirse diğer kanunlar ile gerekli tavır konulmalıdır. Yani Müslüman mahallesinde salyangoz satılmayacağını bildirmek gerekir ve bir diğer husus erkek ve kız öğrencilerimizin ecdadımızın bize mirası olan hal ve tavırlarıyla hareket etmeleridir. Gençlerimiz bilmelidir ki sigara içmek, bira içmek, rakı içmek büyümek değil, bir şeref ve liyakat hali kesinlikle hiç değildir. Zelilliktir, zayıflıktır, aciziyetliktir.
Adamın biri meyhanede içip sarhoş olduktan sonra evine giderken sokakta ayağına takılan bir sebepten dolayı yere düşüyor. Kalkmak için çabalıyor ve kalkacak hali olmadığı için olduğu yere yığılıyor ve istifra ediyor. Biraz sonra bir köpek gelip sarhoşun yüzündeki kusmuğu diliyle yalayarak siliyor ve peşinden ayağını kaldırıyor ve suratına işiyor. Sarhoş gözlerini açacak hali yok ama yapılan muameleden çok hoşnut olup teşekkür edip neden zahmet ettiniz yumuşacık havluyla yüzümü sildiniz, sıcacık suyla yüzümü yıkadınız diyerek minnetini beyan ediyor. Bu bir hakikattir, sarhoş olup aklını şeytana veren kişi insanların soytarısı maymunu olup şebeklik yapmaktan başka bir şey yapmıyor. Onların halini herkes görüyor ama ne gariptir ki gençlerimiz idealist olmaktan daha ziyade iadesiz boş şişe olmak için sıraya girmiş durumdalar, sebep ise ailelerin çocuklarıyla beşeri ilişkilerden uzak yaşamalarıdır. Bu sebep ile konu geniş ve detaylıdır. Bu an için kısa keserek şu kelamı etmek isterim. Her doğan ve nefes alıp soluyan ve büyüyen çocuklar bizimdir, geleceğimizdir, heybetimizdir, şerefimizdir, edebimizdir, sevgimiz kısaca her şeyimizdir. Onları koruyalım, her bir ciğer yangını ormandaki bir ağacın yangınıyla başlayıp sıçrayan yok edip kül eden görüntüsü gibidir. Bu sebeple çocuklarımızı gözlerimizle değil kalbimizle sevelim. Saygılarımla ..YENİ OSMANLILAR EVLAD-I ECDAD DERNEĞİ YÖN.KRL.BŞK. Ercan KARA 
DUYURULAR
MEHTER / TASAVVUF MÜZİK
SİTE HARİTASI
SAAT
TAKVİM
Üyelik Girişi