REBİ-ÜL EVVEL AYI HAKİKAT DAMLASI
Rebi-ül Evvel Ayın Vazifesi ; 1000 Salavat ( Kim 1000 Salavat çekerse,muhafaza altında olur Allahın izniyle ) 70-700 Estağfirullah 100-1000 Tevhid 100-1000 İhlas 40 defa " Ya Munkizel helka - Ey helak olanların kurtarıcısı " 100 defa " La ilahe illa ente Subhaneke,inni küntü minez-zalimin" Mevlâna Şeyh Muhammed Nazım El Hakkani En Nakşibendi k.s SALAVAT GETİRMENİN ÖNEMİ Hadis-i şeriflerin dilinden Peygamber Efendimiz’e (s.a.v.) salavat getirmenin faziletleri… Peygamber Efendimiz –sallallahu aleyhi ve sellem– buyurmuşlardır ki: مَنْ سَرَّهُ اَنْ يَلْقَى اللّٰهَ غَدًا رَاضِيًا فَلْيُكْثِرِ الصَّلَاةَ عَلَىَّ “Cenâb-ı Hakk’a yarın rızâya ermiş olarak mülâki olmak arzusunda bulunanlar bana çokça salât göndersinler.” (Ali el-Müttakî, I, 504/2229) اَوْلَى النَّاسِ بِى يَوْمَ الْقِيَامَةِ اَكْثَرُهُمْ عَلَىَّ صَلَاةً “Tahkîkan sizden bana en yakın olan kimse beni çokça salât ve selâmla yâd edenlerdir.” (Tirmizî, Vitr, 21/484) مَنْ عَسُرَتْ عَلَيْهِ حَاجَةٌ فَلْيُكْثِرْ بِالصَّلٰوةِ عَلَيَّ فَاِنَّهَا تَكْشِفُ الْهُمُومَ وَالْغُمُومَ وَالْكُرُوبَ وَتُكْثِرُ الْاَرْزَاقَ وَتَقْضِى الْحَوَائِجَ “İhtiyâcı bulunan bir şeyi te’minde zorluğa düşen bir kimse bana çokça salât ve selâm göndersin. Tahkîkan salât ve selâm gam ve kederleri izâle eyler, rızıkları bollaştırır ve müşkilleri halletmek için yegâne bir vesiledir.” (Kenzü’l-İrfân, 5) اِنَّ اَبْخَلَ النَّاسِ مَنْ ذُكِرْتُ عِنْدَهُ فَلَمْ يُصَلِّ عَلَيَّ “Muhakkak ki insanların en ziyâde cimri olanı yanında ismim anılıp da bana salavât ve selâm göndermeyen kimsedir.” (Suyûtî, el-Câmiu’s-Sağir, no: 2156) مَنْ ذُكِرْتُ عِنْدَهُ فَلَمْ يُصَلِّ عَلَىَّ فَهُوَ شَقِىٌّ “Bir kimse yanında ismim zikrolunur da bana salât ve selâm göndermezse o kimse şakîdir.” (Suyûtî, el-Câmiu’s-Sağir, no: 8678) جَزَى اللّٰهُ مُحَمَّدًا عَنَّا مَا هُوَ اَهْلُهُ “Bize olan muhabbetinden dolayı Allah Teâlâ Muhammed -aleyhi’s-salâtü ve’s-selâm-ı lâyık olduğu şekilde mükâfatlandırsın.” diyen kimse yetmiş kâtibi bin sabah yormuş olur. (Ali el-Müttakî, II, 234/3900) Yani bundan hâsıl olacak sevabı yetmiş kâtib bin gün müddetle yazmakla zor bitirirler, demektir. Peygamber –aleyhisselâm-’a salât edilinceye kadar her duâ yolda bekler, gitmez, kalır.” (Tirmizî, Vitr, 21) “Allah’ın ismi zikrolunmaksızın ve bana salavât gönderilmeksizin başlanan bir iş kesilir kalır, batar. Bütün bereketlerden mahrum olur.” (Suyûtî, el-Câmiu’s-Sağir, no: 6285) “Allah Teâlâ bana ümmetim için iki emân indirdi. Bunlar şunlardır: وَمَا كَانَ اللّٰهُ لِيُعَذِّبَهُمْ وَاَنْتَ فِيهِمْ وَمَا كَانَ اللّٰهُ مُعَذِّبَهُمْ وَهَمْ يَسْتَغْفِرُونَ “Sen onların içinde bulunduğun müddetçe Allah onlara azâb edecek değildir. Onlar istiğfara devam ettikleri müddetçe de Allah onlara azâb edici değildir.” (Enfal sûresi, 33) Ben gidince onların arasında kıyamete kadar istiğfarı bıraktım.”(Tirmizî, Tefsir, 8/3082)

SABRIN MÜKAFATI

   Milyonlarca insan gelmekte ve gitmekte. Caddelerde hep aynı insanlar dolaşıyor zannetme. Bugün geçtikten sonra imkansız geri dönüş yok. Bugün bir gün,yarın başka bir gündür. Bugün 24 saattir,yarın gelecek olan 24 saat ise başkadır. Bu Allah c.c.’nün büyüklüğüne bir işarettir. O hiçbir zaman kopya yapmaz. Yeni gün yeni olaylara gebedir. Yeni ölüm yeni insanlara. Her şey yarın için değişecektir. Öbür gün tam bir değişiklik. Yaşadığımız olaylar insanları yorar. Görmekten de işitmekten de yorulurlar. Kim zorluklar içinde görür ve işitirse onların yükü ve ağırlığı üzerine gelir. Büyük Şeyh Efendi (Allah rahmet eylesin) bana şöyle söylemişti; ” Çok evliyalar gözlerini açamazlar,ayağa kalkamazlar,hatta ibadet bile edemezler. Onların baktıkları gece ve gece yarısıdır. Yorulurlar ve uykuya düşerler. Şeytan onları lanetlenmiş işleri için aldatamaz.” Şeytan ve onun işleri lanetlenmiştir. Kim ki şeytanın işlerinden alırsa onlarda lanetlenir. Eğer bile kimse lanetlenirse hiçbir şey ona fayda veremez. Kimse onu destekleyemez ve yardım edemez. Onu hiç kimse taşıyamaz. Eğer bu milletlere gelirse milletler ortadan kalkar. Eğer lanetlenme batıl inançlar üzerine gelirse onlarda yok olacaktır. Sadece Müslümanlar kalır,onlara lanet yoktur. Kim rahmet edilen kişileri takip ederse onlara hiçbir zaman lanet gelmez,rahmet yağar. Rahmet edilen kimselerin hayattaki ümitleri zevkleri huzur doludur. İnsanlar; —Çalışmalıyız Diyorlar. —Ne için,kimin için? Eğer kendin için çalışırsan öleceksin,sana bir yarar sağlamaz. Niye yoruluyorlar? Bu hayat için çalışan herkes lanetlenmiştir. Lanetlerinin esas sebebi dertlerinin de esas sebebidir. Eğer insanlar tatmin olmazlarsa daha çok problem yaparlar. Şimdiki insanların % 99’u kendi hayatlarından memnun değildir. Memnun değillerse zaten üzerlerine lanet gelir. Bal toplayıcıları vardır. Bazen arıların sokmasına tahammül eder. Çünkü arı gün boyunca bal toplar ve topladıklarının alınmasından memnun olmaz. Adam; —Önemli değil,sonunda bitecek ve bende bal yiyeceğim Der. Dünya üzerindeki insanların gayeleri nedir?Birçoğu problemler meydana getirmişlerdir. Onların üzerine saldırdıklarında bağırıp,ağlayıp,dert yanarlar. —Bir dert taşımak zorundayız Derler. Arı kadar akla sahip olsalar; —Arı taşıyıcısı,niçin bu arıların saldırılarına katlanıyorsun? Diye sorarlar. O da cevap verirdi; —Çünkü sonunda balı yiyeceğim. Dünya üzerindekiler niçin kavga ediyorlar?Niçin birbirini öldürüyorlar? Onlar için ağır bir yük yoksa niçin bu dertleri ve ağır yükleri taşıyorlar? Meczup olmaları lazım. Kim sonsuz bir hayata inanırsa bizim söylediğimiz bütün dertlere sabırlı olur ve sonsuz hayatlarında Allah tarafından sonsuzlukla mükafatlandırılırlar. Bir kimse taşır ve sabrederse bu mükemmelliktir. Cenab-ı Allah’ın rızası için sabırlıdır ve Allah’tan rahmet ve sonsuz hayatı ümit eder. Hiçbir şeye inanmayan bu insanlar çok delidir. Bütün hayatları sefaletle geçer. Hiçbir şey ümit etmezler. Öldükleri zaman da bu ıstırap her gün onları buğdayı nasıl ezerlerse yoğurur ezer. Günler,haftalar,yüzyıllar insanları yoğurmakta ve öğütmektedir. Bu ümitsiz insanlar,akılsız ve zavallıdır. İnsanların belki %99’u ümitsizdir,bu da onları değirmenin buğdayı ezdiği gibi ezer. . Belki ezilmenin verdiği ıstıraplar gelmekte ama bu hayattaki ıstıraplardan sonra mutlu sonsuz bir hayat gelmekte olduğu için inananlar mutludur. Kalplerinde ümit olmayanlar ise en ağır yükü taşımaktalar. Bu milletler için üzüntü kaynağıdır.(İngilizceden Türkçeye çeviridir) Kaynak: Tevhid Sarayı 8 cilt Şeyh Nazım Kıbrisi k.s Hazretleri ALLAH’IN RAHMETİ En büyük mucize;Allah her şeyin devamlı olanını ister. Bir kulu bir,iki gün ibadet yapıp üçüncü gün bırakıp kaçarsa bunu istemez. Allah için çalışmalısın. Her şeyi Allah için yapmalısın. Belki küçük bir kulluk,o kulluğu kısada olsa,eğer o kul kulluğa devam ediyorsa Cenab-ı Allah o kulunu sever. Çünkü bırakırsan rahmet kesilir. Allah rahmeti devamlı olarak vermek ister. Eğer yüzünü Allah’tan çevirirse ona vermek istemez. Ama arzu ederse ve çalışırsa Allah devamlı olarak ona verir. Allah herkesten daha fazla verir. O ne yarattığını iyi bilir. Allah c.c.’nün kuldan istediği;O’nun sonsuz rahmetlerini istemeleridir. Bütün hizmetlerin hepsi,mecbur olan farz hizmeti de senin içindir. Eğer muhafaza etmezsen ilahi rahmet kesilir. Bundan dolayı Allah c.c.,kulları bir şey yaptığı zaman devamlı yapmalarını ister. Zayıf kullarına da onların zayıflıklarına göre hareket eder. Hiçbir zaman onlara ağır yük yüklemez. Hicret gecesinin birinci gününde Efendimiz s.a.v.’e ; “Günde 50 kez ibadet et” Diye emredildi. O’nun iradesi ve emriydi. Kulları 50 kez ibadet etsinler istemişti. Allah 50 kerelik ibadeti 5 kereye indirmek için bazı sebepler buldu. Efendimiz Miraç gecesinden geri döndüğünde o zaman sordular; — Cenab-ı Allah sana ne emretti? — Benim ümmetime 50 defa ibadeti emretti — Ya Muhammed s.a.v. bu çok fazladır,biraz azaltsın Dediklerinde bunu üzerine Cenab-ı Allah; “Azalttım,5 vakte indirdim ama 50 vakit namaz kılıyorlarmış gibi mükafat verdim. 50 defa kıldıklarında ne sevap vereceksem,sayısını indirdim ama 50 vakit namazın değerini muhafaza ettim” Cenab-ı Allah’ın kullarından arzu ettiği,kulluklarına devam etmeleridir. Sevgiyi kullarına vermektir. Az da yapsalar bu kulluğu devam ettirirlerse onlara sanki bütün gün ibadet etmişler gibi mükafat verir. Allah c.c. kullarının ibadetlerini,kulluklarını kısada yapsalar onlardan rızadır. Kullukların bırakırlarsa Allah c.c.’de onları unutur. Allah c.c. buyuruyor ki; “Kulum Ben’i muhafaza ederse,bu kulluk az da olsa onu unutmam” Çünkü ibadeti bıraktığı zaman Allah’ı unutmuş demektir. Allah hiçbir zaman unutmak istemez. Cenab-ı Allah’ın ilahi rahmeti onu engeller ki rahmeti o kulunu üzerine gelsin Bundan dolayı Allah’tan gelen rahmet devamlı olarak akar. Örneğin musluklar çok olduğu halde kapatırsan su gelmez. Bir tanesini açarsan o bir taneden devamlı olarak su gelir. Su hayat için en önemli sebeptir. Susuz hayat olmaz. Allah’ın rahmeti olmadan da cennete girilemez. Bundan dolayı rahmeti iste. Allah c.c.’yü unutmak her musluğu kapatmak manasına gelir. Nefsimizle kavga edip kulluğumuzu koruyalım. İki rekat namaz,100 kere salavat,100 kere Lailaheillallah bütün bunlarla Allah seni muhafaza eder. Eğer bunu bırakırsan,her çeşmeyi kapatırsan hiçbir zaman sana rıza ve mutluluk gelmez. Basit bir ibadetle bile Allah’ın razılığını istemezsen o zaman sana Allah c.c.’nün sonsuz rahmetinden gelmez,huzurlu,mutlu ve zevkli olmaz. Huzurlu hayat istiyorsan bu yoldur. Eğer arzu etmezsen, işitmezsen, dinlemezsen,Allah’ın razılığını istemezsen hiçbir zaman burada ve Ahirette mutlu olamazsın. Allah c.c. ile kulluğunla beraber ilişkini koruman gerekir,bu sohbetin ana ruhu budur. Allah bize sonsuz rahmet etsin. Allah’ın rahmeti olmasa hiçbir zaman nehirler akmaz,Allah’ın rahmeti olmasa dünya üzerinde hiçbir çiçek görünmez,yeşillik olmaz,ağaçlar çiçeklenmez. Bütün bunlar Allah c.c.’nün rahmetiyledir. Eğer O istemezse her şey ölür.
MEHTER / TASAVVUF MÜZİK
SİTE HARİTASI
SAAT
Üyelik Girişi